Bir yağmur damlası, bağlı olduğu buluttan ayrılırken çok korkar, titrer,hüzün verir bu ayrılık...
Sonra ürkerek yer küreye doğru yol alırken güvercin tedirginliğinde, biçare hisseder kendini...;
Ya ardım sıra bıraktığım diğer damlalar bana yetişemezse, birlik olup dereler oluşturamayıp denizlere kavuşamazsam diye yalnızlık hissi dolar yüreğine.
Ama bilmiyorki okyanuslara ulaşsada tekrar buhar olacak, yeniden bulut kümesine kavuşacak...
Sadece korku verir kaygılarımız, bir Yaradan var , bir cetvel var yollarımızı çizen,
Biz rol aldığımız sahnede oyuna o kadar kendimizi kaptırırız ki bir şeyler gönlümüzce olsun diye, ama nafile,
Senaristin yazdığı gibi sonuçlanmaya mecburdur oyun.
Oyun sona erdiğinde beklentilerimiz, korkularımız, kaygılarımız da oyun ile birlikte son bulacaktır.
Sokaklarda onca insan yığınları içinde istatistikleri ilgilendiren bir bireyden öte birşey değiliz artık,
Tüm özgünlüğümüz, müstakilliğimiz, nezaket ve hoyratlığımız bizi farklı kılmaz artık biz de o yoğunlukta akar gideriz...
Bekir Duvarcı

USTA,yağmur damlası sanki biz cahil insanların yerine konuşmuş.
YanıtlaSilGücü Yaradandan degil,kendinden,aşiretinden,partisinden bilen hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan bizleri anlatmış.
Allah razı olsun.